Islam Inkilabi Rehberi, Veliyyi Emri Müslimin Ayetullah Seyyid Ali Hamanei, bütün dünyayi suni bir gündeme sokarak Islam alemine karşi haçli Seferi başlattiğini söyleyecek kadar küstahlaşan Amerika yetkililerinin; bütün dünyaya " ya bizimle olursunuz, ya da terörist sayilirsiniz" tehdidinde bulunmasina karşilik 25 Eylül 2001 tarihinde çok çarpici bir konuşma yaparak "Teröristlerle değiliz, ama Amerika'nin da yaninda yer almayacağimiz bilinmelidir dedi. Radyomuza gelen çok sayida telefon, faks ve E-Mail yoluyla bu konudaki konuşmanin tam metninin yayinlanmasi dinleyicilerimiz tarafindan istendiği için bu konuşmanin tam metnini aşağida müşahede etmektesiniz.

***

Amerika'nin bazi kentlerinde meydana gelen olaylar ardindan dünyada bir takim meseleler söz konusu edilmiştir. Dünyadaki propaganda ve siyaset çevreleri sürekli olarak tek tarafli propaganda ve telkinlerde bulunuyorlar. Bilindiği üzere uluslar arasi kitle iletişim araçlari bazi çevrelerin kontrolü altindadir. Gazeteler, Radyo ve Televizyon kanallari bugün büyük sermaye sahipleri ve zorbalarin kontrolü altindadir. Medyanin, halkin, iyi niyetli ve uzak göşlü insanlarin elinde bulunmamasi, söz konusu çevrelerin kendi çikarlari doğrultusunda her istediklerini Radyo ve Televizyonlar, haber ajanslari ve gazeteler araciliğiyla dünyanin dört bir yaninda yayinlamasina imkân tanimiştir. Bazilarinin bu durumu sorumsuzca kabul etmesi karşisinda diğer bazilari ise tek tarafli ve istikbari duygulardan kaynaklanan ve bunlar için hiçbir menfaati bulunmayan tek tarafli akimlara yardimci oluyor.

Bu arada Amerika'daki patlamalarin dünya gündeminde bulunduğu son iki üç hafta içinde ülke yetkilileri olumlu açiklamalarda bulunarak uygun tavirlar takindilar. Ayrica ben buradan uyanik, şuurlu halkimizin dikkatini bazi hususlara çekmeyi zaruri görüyorum.

Birinci husus, Amerikan hükümeti ve yetkilileri bu konuda müstekbirlik ruhundan kaynaklanan ve hiçbir mantiğa uymayan kibirli bir tavir sergilediler. Elbette onlarin haysiyetine ağir bir darbe vurulmuş ve güvende olduklari iddia ve görünümü de halklar nezdinde zedelenmiştir. Ancak Amerika hükümetinin tahkir edilmesi o devletin yetkililerinin müstekbirane ve kinci açiklamalarda bulunmasina bir gerekçe teşkil edemez ve halklar ve başka devletler kuşkusuz bu gibi açiklama (ve tehditler) ile meydandan dişari çikmayacaklardir. Amerika hükümeti, "Bizim yanimizda yer almayanlar teröristlerin yaninda yer almiş olurlar" diyor. Bu oldukça yanliş, hatali bir laftir. Kesinlikle böyle değildir. Üstelik Amerika'nin yaninda bulunanlarin bir çoğu dünyadaki tüm teröristlerden daha tehlikelidirler. Bugün en tehlikeli teröristler, Siyonist Israil rejiminde bulunuyor. Gaasip Siyonist Israil rejiminin başinda bulunanlar en dehşetengiz ve korkunç terörist facialara katilmiş ve halen de kendi terörist tutumlarini sürdürmektedirler. Dolayisiyla sizin yaninizda yer almayanlarin terörist olduğu ifadesi oldukça yanliştir. Zira en acimasiz ve cani teröristler bizzat sizin kendi yaninizda yer almiştir. Ayrica bizimle olmayanlar, teröristlerin yanindadir, lafi da yanliştir. Biz sizin yaninizda olmadiğimiz gibi teröristlerin yaninda da değiliz.

Ikinci husus ise şudur: Bunlar, patlama olayinin meydana geldiği ilk saatlerden itibaren Amerika'da Islam aleyhtari bir ortam oluşturdular. Ama sormak gerekir: Acaba ilk saatlerde bu patlama olaylarinin Müslümanlar tarafindan yapildiğini nereden teşhis ettiniz? Daha ilk saatlerde Amerika Radyo- Televizyonlari bu olayin Müslümanlar tarafindan yapildiğini iddia ettiler. Madem ki sizin istihbarat teşkilatiniz bu kadar güçlüydü, planlanmasi birkaç ay ve hatta birkaç yil zaman alabilecek böyle bir saldiri planinin ortaya çikarilmasinda neden başarisiz kaldiniz? Bunun Müslümanlar tarafindan gerçekleştirildiğini nereden anladiniz? Bu Islam aleyhtari propagandalar başta Amerika olmak üzere bazi Avrupa ülkelerinde camilere ve Islami görünüme sahip olan kimselere saldirilarin düzenlenmesini müteakibinde getirdi.

Amerikan başkanı yaptığı ilk açıklamasında, bunun bir Haçlı savaşı olduğunu belirtti. Bilindiği üzere Haçlı Savaşları, Avrupalı Hıristiyan'ların Kudüs'ü Müslüman'lardan geri almak gayesiyle başlattıkları ve uzun yıllar devam eden savaş idi. Bu savaşlar 200 yıl devam etti ve nihayet Müslüman'ların zaferi ve Avrupalıların yenilgisi ve Islam topraklarından tamamen dışarı atılmaları ile sonuçlandı. Bunun bir Haçlı savaşı olması, Islam ve Hıristiyanlık arasında yeni bir savaş anlamındadır. Ama acaba üst düzey bir yetkili neden kendine hakim olmaksızın böyle dikkatsiz açıklamalarda bulunuyor? Dünya Müslümanları niçin bir facia ve terör eylemini işlemekle suçlanıyor? Bunlar ilk olarak kamu oyunu Islam'a karşı kışkırttı ve ardından halktan Müslümanlara saldırmalarını istediler. Bunlar ilk önce her kesin Araplar ve Müslümanları suçlu gördüğü bir ortam hazırladılar. Sürekli olarak Arap ve Müslüman olan bazı zanlıların ad ve fotoğraflarını yayınladılar. Ama acaba bu zanlılar arasında Amerikalı veya Batılı hiç kimse yok muydu? Peki onların isim ve fotoğrafları niçin yayınlanmadı. Bu oldukça çirkin bir hareketti. Uzun vadede bir çok olumsuz sonucu olacak bu hareketin kısa bir süre içinde ve kolay bir şekilde telafi edilmesi mümkün olmayacaktır kuşkusuz.

Üçüncü husus ise son olaylarin ardindan Amerikalilarin beklenti ve taleplerinin çok fazla olmasiydi. Amerikalilar bu saldirilarin ardindan tüm dünyanin onlarla işbirliği yapmasini bekliyor. Niçin? Çünkü Amerika'nin çikarlarina darbe vurulmuştur. Ama acaba Amerika şimdiye kadar diğer ülkelerin çikarlarina saygi göstermiş midir? Günümüz dünyasinda silah ve füzelere sahip olmasi bir devletin başina buyruk hareket etmesini hakli gösterebilir mi? Dünya halklari bunu kabul edebilir mi? Tüm bunlar Amerika'dan nefret duyulmasina sebep olmuştur. Iran'in dişinda dünyanin diğer bir çok ülkesinde Amerika'nin bayraği yakiliyor. Güney Afrika'da bir süre önce yapilan konferans, dünya halklari ve devletleri ve uluslar arasi teşkilatlarin duygularini gözler önüne serdi. Amerika, zorbaliği ve menfaatçiliği nedeniyle nefret kazanmiştir. Amerika, Fars Körfezinde menfaatlerinin tehlikeye düşmesi durumunda, her kesin kendi yaninda yer almasini istiyor. Ama Fars Körfezi bölgesi ülkelerinin menfaatlerinin tehlikeye düşmesine ise hiç önem vermiyor. Bunlar ülkemizin menfaatleri ve dünyanin muhtelif ülkelerini sürekli ihlal ettiler. Şimdiyse menfaatlerinin tehlikeye düşğünü söyleyip tüm dünyanin kendileriyle işbirliği yapmasini istiyorlar. Bu tam bir yüzsüzlük değil midir?

Terörizmin mefhumuna gelince; Amerikali yetkililerin zihnini meşgul eden diğer bir konu; terörizm ve onun çarpik tanimidir. Amerikalilar terörizmi çarpik bir şekilde tanimliyorlar. Nitekim gaasip Siyonist İsrail'in başinda bulunan (kasap Şaron) in emri üzerine bir gecede toplama kamplari olan Sabra ve Şetila'da yaşayan Filistinlilerin topluca katledilmesi Amerika açisindan terörizm değildir. Birkaç yil önce Gana'daki BMT binasinin önünde toplanan protestocu Lübnanlilarin Irkçi Israil helikopterlerinin saldirisi sonucu öldürülmesi de Amerika açisindan terörizm değildir. Bilindiği gibi kadin, erkek, çocuk, ihtiyar, aç, susuz yüzlerce Lübnanli, Gana'da Israil helikopterlerinin saldirisina uğrayip topluca şehit edildiler. Ama Amerika her nedense bu olayi da terör olarak nitelendirmiyor.

Siyonist askerler defalarca Lübnan'a saldirdilar, adam kaçirip, öldürdüler, fakat Amerika bunlari da terörizm olarak addetmiyor. Işgalci ve Siyonist Israil rejimi 2 ay önce resmen yaptiği açiklamada Filistinli siyasilerle liderlere suikast düzenleneceğini ilan edip bu konuda bir liste hazirlayarak Siyonist çeteleri harekete geçirdi ve terör eylemleri gerçekleştirdi. Siyonist suikastçilar, Filistinli siyasetçiler ve liderlerin arabalarini bombalayarak bir kaçini da öldürdüler. Fakat Amerika açisindan irkçi ve katil Israil'in bu saldirilari da her nasilsa terör sayilmiyor.

Buna karşılık Filistin halkının, kendi topraklarını işgalden kurtarma mücadelesi, ayaklar altına alınan haklarını ihya etmeye çalışması, hürriyetini haykırması ve silahsız bir şekilde sadece Siyonist askerlere taşla hücum etmesi; Amerika açısından terör sayılıyor!.. Evet Amerika mantığı işte bundan ibarettir! Fakat bu yanlış ve çarpık mantık olduğu için dünya halkının tepkisine neden olmuştur. Amerikalılar, teröristin iyisi kötüsü yoktur bütün teröristler kötüdür diyorlar. Fakat Amerikalı yöneticilerin bizzat kendileri pratikte terörizmi iyi ve kötü Terörizm şeklinde sınırlandırmış bulunuyorlar. Nitekim Amerika, sebepsiz yere Fars Körfezi semalarında 299 yolcuyu taşıyan bir Iran yolcu uçağını roketlerle vurarak düşürdü ve yolcuların parçalanmış cesetleri deniz sularından toplatıldı. Amerika yöneticileri bu yolcu uçağını düşüren savaş gemisinin komutanını yargılayıp cezalandırmadıkları ve Iran'dan özür dilemedikleri gibi; sivilleri katleden bu Amerikalı komutana ödül bile verdiler. Böylece bu saldırı iyi bir terörizm olarak nitelendirilmiş oldu. Işte bu mantık, hatalı ve çarpık bir mantıktır . Kavram, yanlış bir kavramdır. Amerikalılar; bu çarpık anlayışa dayalı hatalı kavram tanımlarının her kes tarafından kabul edilmesini, dünyanın Amerikanın öncülüğünde hareket etmesini, kendi isteklerinin sağlanmasını, hiç kimsenin de buna her hangi bir itirazının olmamasını ve Amerikalılara yardımcı olmasını istiyor ve bekliyorlar.

Genel değerlendirmeler ve karineler, Amerika'nin Afganistan senaryosunun perde arkasinda başka hedeflerin yattiğini göstermektedir. Mazlum ve hamisiz Afganistan, Amerikalilarin tokadina maruz kalmiş bulunuyor. Çünkü Afganistan'daki bir kişi, 10 kişi, yüz kişi veya bin kişi Newyork ve Waşington'daki patlamalara karişmakla suçlaniyor ama perde arkasinda başka meselelerin söz konusu olduğu bir gerçektir. Değişik karine ve ip uçlarina göre Amerika Fars Körfezinde yaptiklarinin aynisini şimdi de bu bölgede gerçekleştirmeye, Orta Asya ile Hindistan yarimadasinda güç bulundurmaya, bölgede güvenliğin bulunmadiği bahanesiyle çevrede kolaçanlik yapmaya çalişiyor. Buna ilaveten Amerika, Afganistan'i bahane ederek, mazlum Filistin halkinin haklarini savunan kimselere göz daği vermeye ve sindirmeye çalişiyor. Demek ki Afganistan saldirisi olayin diş görünüşüdür ve Amerika'nin asil hedefleri gizli ve bambaşkadir.

Burada önemli bir başka husus da şudur; Amerika yetkilileri; Iran'ın bu saldırıda Amerika'ya yardımcı olmasını istiyorlar. Hayret doğrusu! Amerika hangi yüzle Iran Islam Cumhuriyeti devletinden ve Iran halkından yardım diliyor?! Her kesin tanık olduğu gibi Amerika son 23 yılda gücü yettiğince Iran'a ve Iran halkına en ağır darbeleri indirdi fakat şimdi kalkmış Iran'dan Amerika'nın saldırılarına katkıda bulunmasını istiyor. Ne yardımı? Eğer Afganistan halkı, Müslüman ve mazlum bir halk olmasaydı, Afganistan Iran'ın komşusu olmasaydı bile yine de böyle bir yardım dilemek yersiz olurdu. Halbuki Afganistan halkı, mazlum, masum ve mahrum bir halktır. Gerçekten insan, Afganistan halkının vahim durumundan büyük bir üzüntü ve acı duyuyor.

Iran Islam Cumhuriyeti'nin, Afganistan'a yönelik saldiriya destek vereceğini beklemek tamamen yersizdir. Çünkü Iran İslam Cumhuriyeti Afganistan'a saldiri konusunda Amerika ve müttefiklerine asla destek vermeyecektir.

Sözün öşu: Biz Amerika yönetimini terörle mücadele konusunda sadık bulmuyoruz. Onlar sadık değil ve doğruyu söylemiyorlar. Başka amaçlar peşindeler. Biz Amerika'yı dünyanın terörizme karşı vereceği mücadeleye öncülük etmesi konusunda salih ve liyakatli bulmuyoruz. Amerika'nın eli, Siyonist rejimin son birkaç yılda işlediği bütün cinayetlere bulaşştır ve bugünlerde de bütün acımasızlığı ve vahşi tavrı ile bu cinayetleri sürdürmektedir.

Herkes bilmelidir ki ülkemizin yöneticileri özel oturum ve göşmelerde aynı şeyi söylemiştir. Ben de Iran ve dünya kamu oyu için tekrarlıyorum; Islami Iran Amerika'nın önderliğinde hiçbir harekete katılmayacaktır. Tabii ki insanların yaşamı için huzursuz atmosfer ve terörle mücadele gerekli olup esasen bir dini vecibe ve bir nevi cihad'dır. Bu mücadeleye katılabilecek her kes bunu yapmalıdır. Ancak bu, dünya genelinde bir hareket olup dürüst ve salih birinin önderliğinde olmalıdır.

Bizim yöneticilerimiz son günlerde defalarca bu harekete, Birleşmiş Milletler Teşkilatı çerçevesinde katılmaya hazır olduklarını belirttiler. Ben de bunu onaylıyorum. Evet BM iyidir ama bunun bir şartı vardır, o da Birleşmiş Milletlerin Amerika ve diğer süper güçlerin etkisi altında olmamasıdır. Eğer BM ister güvenlik konseyi ve ister öteki bölümleri onların etkisi altında olacaksa bu kuruma güven olmaz. Biz geçmişte bu konularda hiç de olumlu deneyimlere sahip değiliz. Bu konuda Islam ülkelerine büyük görevler düşmektedir, hem terörizm ve insanların canına kıyan ve halkın güncel yaşamına karşı şiddet uygulamalarına karşı büyük insanî bir hareket olarak sahneye çıkmalı, karşı konulmalıdır ve tabii bu da büyük bir görev sayılır. Islam Konferansı örgütü de bu konuda görevlidir ve biz de bu teşkilatın bir üyesi olarak Islam Konferansı teşkilatının bağımsız bir şekilde bu sahnede olmasını istiyoruz ve ayrıca Afgan halkı Müslüman millet ve Islam ümmeti üyesi olduğu için bu alanda aktif olmalıdır. Masum Afgan halkı hiçbir suç işlememiştir. Newyork'ta dünya ticaret merkezinde ölenlerin kanı Afgan halkınınkinden daha mı değerli? Neden ve niçin? O garibanların gömleklerinin yakası daha kirli mi diye? Sağlık, yiyecek, huzur ve güvenden mahrum kaldıkları için mi? Kaldı ki, süper güçlerin kuklalarının elinde uzun yıllar esir oldukları içindir onların bu içler acısı hali... 20 Küsur sene önce gerçekleşen darbeden önce iktidarda bulunanlar süper güçlere bağımlıydı ve ardından komünistler başa geçtiler ki onlar da Sovyetlere bağımlıydı, gerisini de her kes biliyor ve görüyor. Son dönemlerde Afgan halkının kaderini hep süper güçlerin müdahalesi belirledi. Afgan halkının yoksulluk ve geri kalmışğının sebebi de budur. Oysa Afgan halkı hür, yiğit ve çok yetenekli bir halk olup çok eski ve derin bir kültüre sahiptir. Biz Afgan halkını tanıyoruz ve asırlarca birlikte yaşadık. Biz onların ne denli yetenekli olduğunu biliyoruz. Onların dünya halkından hiçbir eksiği yoktur, bir çok şeyi fazladır bile. Bu insanların ne suçu var; neden iğrenç emeller ve politikaların kurbanı ediliyorlar? Bu konuda İslam Konferansı teşkilatı ve Islami devletlerin sorumluluğu vardır. Onlar akıllıca ve duyarlılıkla ortaya çıkmalı ve bu halka zarar gelmesini önlemelidir. Kaldı ki orada birkaç terörist yuvalanmış olsun doğru veya yanlış, bunu bilmiyoruz. Bu Amerikalıların iddiası.. Neden bu insanların suçu Afgan halkını da kapsamalı? Neden bu fakir ülkenin gariban insanları ayaklar altına alınmalı?.

Yüce Allah'tan her geçen gün Islam ve Müslümanlarin izzetini artirmasini ve Müslüman halklari düşmanlarin şerrinden korumasini diliyoruz. Bizim halkimiz ve devletimiz büyük bir huzur sükunet, akillilik ve metanet içinde doğru yoluna devam etmektedir ve bundan sonra da ayni yola devam edecektir ve bu yolda canlarimiz uğruna feda olasi Imam Zaman Hz. Mehdi as. efendimizin hayir duasiyla rabbimizin lütuf ve bereketi İslam ümmetiyle olacaktir.

Vesselamü Aleyküm ve Rahmetullah-î ve Berekâtühü


Home